04 01 2009

ŞÜKÜRSÜZ MUTLULUK OLMAZ....



Şükrü arttırmak için basit öneriler

Mutluluğu arttırmanın formülü bulundu. Bu formüle göre şükretmeniz yeterli. Şükredecek bir şeyler bulamıyorsanız aşağıdaki önerilerimize kulak verin.

· Her gün memnun olduğunuz, takdir ettiğiniz şeyler için bir “şükür günlüğü” yazmaya başlayın. Güzel bir havayı solumak, bir arkadaşın veya aile efradından birisinin desteğini almak olabilir.

· Birisinin cömertliğini görmek veya eğlenceli bir faaliyete katılmak şükretmeye sebep olabilir. Kendi yaşam tarzınıza göre bunları çeşitlendirebilirsiniz.

· Kendi güçlü taraflarınızın farkına varın ve onlarla anlamlı ve faydalı şeyler yapmaya çalışın. Kendi güçlü taraflarını bilen, onu işlerinde ve ilişkilerinde ortaya koyan kişiler daha kolay şükredebiliyorlar. Böylelikle etrafınızdaki şeylerin mükemmel olması gerektiği düşüncenizi erteleyeceksiniz ve fark edeceksiniz ki dünyanın ve diğer insanların kusurları var.

· Sadece bir dakika gözlerinizi kapatın. Bu şekilde evinizin içinde dolaşın ve bir bardak su içmeye çalışın. O zaman gördüğünüze şükredeceksiniz.

Bilimsel araştırmaların sonucu:

Şükürsüz mutluluk yok

Mutluluğu elde etmek küçük şeylere şükretmekten başlıyor. Fakat maddeye önem verdikçe şükran duygusu da göz ardı ediliyor.

UZUN ve mutlu yaşamak istiyorsanız önce şükretmeye bakın. Psikologlar şükretmenin mutluluğu arttırdığını ve yaşamı uzattığını söylüyor. Fakat şükrü arttırmanın da bir şartı var: maddeci taraflarınızı ve eşya tutkunluğunuzu da azaltmak.

İnsanların nasıl daha mutlu olabileceği konusunda çalışmalar yapan pozitif psikoloji uzmanlarının bulgularına göre mutluluğu sağlayacak en önemli unsur, “şükür.” Psikologlar şükrün günlük hayat içinde çok fazla gözardı edilen ve unutulan bir duygu olduğunu söylüyorlar; bunu, da eşya ve maddeye verilen önemin artmasına bağlıyorlar.

2007 yılında Social Psychology dergisinde bu konuyla ilgili bir çalışma yayınlandı. Lewiston’da Lewis-Clark State Üniversitesinden Rhett Diessner tarafından yürütülen bu araştırmada, 206 üniversite öğrencisine şükür ve maddeye verilen önem arasındaki ilişkiyi bulmak için iki farklı test yapıldı. Maddecilik testinde, öğrencilere bir kişiye evinin büyük olmasından dolayı ne kadar hayranlık duydukları soruldu. Şükür testinde, yemek gibi basit zevklerden, aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte olmaktan ne kadar memnun oldukları soruldu. Öğrenciler, aynı zamanda genel refah duyguları için de puanlama yaptılar.

Testler yüzde 99.9 oranında bir kesinlikle şu sonucu ortaya çıkardı: Şükür testinde yüksek puan verenler maddecilik testinde düşük puan vermişlerdi.

Diessner bu sonucu şöyle özetliyor: “Bir kişi ne kadar çok şükrediyorsa, o kişinin maddeciliği de o kadar az olacaktır. Aynı şekilde eşyaya çok fazla önem veren kişi de o kadar az şükrediyordur. ”

Psikoloji dergisinin 2008 tarihli sayısında ise, Diessner’ın bir başka çalışması yayınlandı. 122 üniversite öğrencisiyle yapılan çalışmanın sonucunda hayattaki güzellikleri daha çok takdir edenler daha çok şükrettiklerini belirttiler. Bu çalışmada Diessner, şükredecek hiçbirşeyi olmadığını söyleyen ve bundan şikâyet edenlerin hayatındaki güzellikleri görmediğini söylüyor.

Bu çalışmalar sonunda Diessner’in bir önerisi var:

Elinizdeki şeye şükredin ve etrafınızda gördüklerinizin kıymetini bilin.

KONUYLA ilgili bir başka çalışma ise Robert A. Emmons’a ait. Emmons, How the New Science of Gratitude Can Make You Happier (Yeni Şükran Bilimi Sizi Nasıl Mutlu Edebilir?) başlıklı kitabında, uzun ömrün sırrının, % 75 oranında psikolojik ve davranışsal faktörlere bağlı olduğunu söylüyor. Yazar, özellikle olumlu düşünen insanlarda, kalp rahatsızlıklarına bağlı ölüm oranının, olumsuz düşünenlere göre % 23 daha düşük olduğunu belirtiyor.

Pozitif psikoloji uzmanlarının araştırmalarına göre, şükreden kişiler genelde iyimserliği, kişisel memnuniyeti ve enerjiyi barındıran daha yüksek pozitif duygulara sahip oluyorlar. Şükran içinde olmak kişiye daha yüksek enerji sağlıyor, kişisel amaçlarına ulaşmasını da kolaylaştırıyor.

UZMANLAR, şükran içinde olan insanların daha sağlıklı olduklarını ve daha iyi sosyal ilişkiler kurduklarını belirtiyorlar. Bu kişiler, yaşadıkları zorluklara karşı da şükretmeyenlere oranla daha az depresyon ve strese maruz kalıyorlar

0
0
0
Yorum Yaz